Kapat

Kaizen Felsefesi Nedir? Kaizen Nasıl Uygulanır?

Anasayfa
Genel Kaizen Felsefesi Nedir? Kaizen Nasıl Uygulanır?
Kaizen Nedir? Ne işe yarar?

Alfaloji Medya

Kaizen Nedir? Kaizen İle Verimlilik Nasıl Attırılır?, Kaizen Felsefesi Nedir ve Ne Gibi Faydalar Sağlar?, Kaizen Nasıl Uygulanır?,  Kaizen Ne İşe Yarar?

Kaizen Felsefesi Nedir? Kaizen İle Verimlilik Nasıl Attırılır?

Merhaba. Ben Kuşçubaşı!

“En uzun yolculuklar bile küçük bir adımla başlar.” der ünlü Taoist filozof Lao Tzu.

Ne kadar doğru bir söz! Aslında, insanı harekete geçiren de zaten o ufacık adım değil midir ? Bakmayın onun ufak olduğuna, siz o adımı attığınız an aslında hedefinize doğru yürümeye başlarsınız ve bence bu çok büyük bir gelişmedir. Ufak adımları küçümsememek lazım beyler, yoksa Neil Armstrong Ay’a ilk adım attığı zaman “Benim için küçük, fakat insanlık için büyük bir adım” demezdi.

İşte, bu küçük adımların sanatıdır KAİZEN

Hani eskiler “damlaya damlaya göl olur” derlerdi ya, işte onun başarıya dönüşmüş halidir. Japonca kökenli bir isimdir bu.

KAİ: Değişim demektir, ZEN: İyi demektir. Yani “İyi Değişim” anlamına gelir. Peki neyi öğütler bize KAİZEN ve bize başarıyı nasıl vaat eder ?

Kaizen Nasıl Uygulanır?

Aslında, KAİZEN’in mantığı çok basittir: başarmak istediğin şey hakkında ufak bir şey yap.

Ne kadar basit değil mi ? Ufak bir şey lan, ufacık. Senden dünyayı kurtarmanı, ya da tüm derslerinden bir anda geçmeni, sınavlarda birinci olmanı beklemiyor KAİZEN. Senin o ufacık adımı atman bile yeterli olacak. Mesela, forumun çoğunluğunun liseye gittiğini varsayarak matematik ile ilgili bir örnek verelim; mesela sen bu dönem matematikten güzel bir puan almak istiyorsun. Ama matematikle de aran yok, hiç sevmezsin keratayı. Ne yapacaksın ? Öncelikle karşına matematikle ilgili konuları dizecek, sonra bunların hangisini hangi sırayla çalışacağına karar verecek ve ufak ufak başlayacaksın. Mesela ilk hafta günde sadece 15 dakika çalış, sonraki hafta bunu 20 dakika yap, sonraki hafta 25 dakika…

Ama bir anda sakın 15 dakikadan 1 saate çıkmaya kalkışma! Eğer iradenin tıpkı bir kas gibi çalıştığını biliyorsan bunu yapmazsın zaten. Fitness sporu ile uğraşanlara bak, adamın gücü 30 kiloya yetiyorsa o gidip 50-60 kilo ile uğraşmaya kalkışmıyor çünkü kas gücü buna yetmez. Ha ama yavaş yavaş çalışır, 30’dan 35’e, oradan 40-45’e ve derken 50’lere 60’lara ulaşır. Fark ettin mi ? Kaslarımız bile KAİZEN mantığına ne kadar uygun bir anatomiye sahipler. Aslında bakmasını bilene çok şey öğretiyorlar.

Kaizen Felsefesi Ne Gibi Faydalar Sağlar?

Bak sana bir anda tüm amaçlarını başar, tüm hayatını amaçlarına adayıp bir Budist keşişi gibi ol falan demiyorum. Bunu yapmaya kalkışırsan başaramayacaksın zaten, çünkü her şeyden önce bilinçaltı engeli ile karşılaşacaksın. Psikolojiyle ilgilenen herkes bilir ki, bilinçaltı yeni olan hiçbir şeyden hoşlanmaz, mevcut olanı koruma içgüdüsüne sahiptir. Bu yüzden yeni alışkanlıklar edinmeye çalıştığında bunu bir anda yapmaya kalkışırsan bilinçaltın tarafından hiç de hoş karşılanmayacaksın.

Sana bir deney anlatmak istiyorum, belki önceden duymuş veya okumuşsundur:

Bir grup bilim adamı, kurbağalar üzerinde deney yapıyorlarmış. Bir kurbağayı çok sıcak bir tavanın üzerine atmışlar, attıkları gibi o can havliyle kurbağa gerisin geri fırlamış dışarı. Sonra aynı bilim adamları bu sefer aynı kurbağayı ısıtılmamış bir tavaya koymuşlar, hatta üzerine birazcık da ılık su eklemişler. Tabi bizim kurbağanın keyfi yerinde, ama bu sırada bilim adamları tavanın sıcaklığını hafif hafif arttırmaya başlamışlar. O kadar hafif bir şekilde artıyormuş ki kurbağa bunu fark edemiyormuş bile. Nitekim, tavanın sıcaklığı kurbağayı ilk deneyde tavaya attıkları sıcaklıkla aynı değere kadar yükselmiş. Ama bizim kurbağadan çıt yok! Öylece durmuş orada.

İşte dostum, bu kurbağa senin bilinçaltındır, sen de o bilim adamısın. Eğer hedeflerini bir anda gerçekleştirmeye çalışıp bilinçaltına çok yük yüklersen bilinçaltın bunu reddedecek ve tıpkı bir kurbağa gibi zıplayıp terk edecektir orayı. Oysa, bilinçaltı programlamasında bilinçaltına bir anda yüklenmek yerine yavaş yavaş empoze etmek bilinçaltını yola getiren en büyük etkendir. İşte KAİZEN de tam olarak budur.

Bakma sen KAİZEN’in mistik bir Japon felsefesi gibi göründüğüne, başta TOYOTA, HYUNDAİ, ALİEXPRESS gibi meşhur markalar başta olmak üzere pek çok markayı bugünkü haline getiren felsefedir bu. Bu markaların kurucularının hayatlarını, sözlerini okuduğun takdirde KAİZEN’e ne kadar çok önem veren insanlar olduklarını göreceksin.

Ve insan da bir markadır. Bu yüzden, bir şirkette yarayan sende de işe yarar emin ol. Ufak ufak başla ve geri dönüp baktığın zaman o ufaklardan koskoca bir başarı piramidi inşa ettiğini göreceksin.

Artık insanoğlu olarak 21.yüzyılda hıza ve fazlaya o kadar çok alışmışız ki (sanki alışınca ne b*k oluyorsa anlamış değilim) bu sırada sabrı sakinliği ve azla yetinmeyi unutmuşuz. Azla yetinmekten kastım git bi kuru ekmek soğanla hayatını geçir değil. Azla yetinmekten kastım, çok büyük amaçların da olsa bunların hepsinin aslında ufak adımların toplamı olduğunu unutmamaktır. 

Gel gör ki, biz bunları unuttuk. İyi halt yedik!

Konuyu KAİZEN felsefesinin Batılı öncülerinden olan Dr. Edwards DEMING‘in KAİZEN’in gücü hakkındaki şu sözleri ile kapayalım:

426

İyi ve KAİZEN’li günler diliyorum hepinize efendiler!

UFAK BİR DİPNOT: Kaizen’i Pomodoro Tekniği ile birleştirebilirsiniz, mesela günde bir pomodoro ile başlayıp belki 1 sene sonra günde 20-25 pomodoro gibi mükemmel sayılara ulaşabilirsiniz. Denemesi serbest.

Kaynak: Kaizen Felsefesi nedir?

Alfaloji Forum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir