Kapat

Hayata Karşı Geç Kalmışlık Hissi

Anasayfa
Genel Hayata Karşı Geç Kalmışlık Hissi
Hayata Karşı Geç Kalmışlık Hissi

Hayata Karşı Geç Kalmışlık Hissi, Geç Kalmışlık Hissi, Her Şeye Geç Kalmış Gibi Hissetmek, Her Şeye Geç Kaldığını Hissetmek, Hep Bir Geç Kalmışlık Hissi, Her Şey İçin Çok Geç Olduğunu Düşünmek, Her Şey İçin Çok Geçmiş Gibi Hissetmek

Hayata Karşı Geç Kalmışlık Hissi

Selamlar beyler. Bugün biraz kendimden bahsetmek istiyorum, genelde de öyle yapıyorum zaten. 21 yaşındayım henüz geç olmamasına rağmen çoğu zaman hayata karşı geç kalmış hissediyorum. Ben değil sadece 15 yaşındaki birisi yeni bilgi öğrendiğinde aynısını hissedecek. 30 yaşındaki bir adam yeni bilgi öğrense aynısını hissedecek.

Ah şunları daha önce öğrenecektim ki… Her zaman böyle derim, demeye de devam edeceğim sanırım. Şu son zamanlarda farklı bir ruh haline büründüm. Sahtelikler bana mutluluk vermiyor artık. Biraz daha sorgulayıcı, az konuşup öz konuşan bir tip olmaya yaklaştım. İsteyerek yapmıyorum bunu istemsizce oluyor.

Hayata Karşı Hep Bir Geç Kalmışlık Hissi

Geçenlerde 30 küsur yaşlarında bir adam bana mesaj attı. “Şu anlattıklarını yıllar öncesinde her şey çok farklı olabilirdi. Şimdi her şey için çok geç.” dedi. “Önemli değil, bu anlattıklarımı hiçbir zaman öğrenemeden ölecek insanların %99’u. En azından bundan sonraki yaşamını değiştirebilirsin.” dedim. Aslında ben de tam olarak bu abi gibi düşünüyordum ama düşünce yapım değişiyor, ben değişiyorum.

Ömrümün 18 senesi boşa gitti. Kesinlikle boşa gitti. Çocuktuk, farkında değildik, düşünmüyorduk, yol gösteren olmadı vesaire vesaire.

Üniversiteye gitmediğim için pişmanlık duyuyordum. Yaşıtlarım neredeyse mezun olacaklar ve ben kapısından içeri adım atmadım. Aşırı geri zekalı olduğumdan gitmedim değil. Anlayamıyorum o zaman ne düşünüp de gitmedim. Polisliğe gitme şansım vardı başvuru bile yapmadım. 4 yıllık sevdiğim bir bölümde üniversite kazandım kayıt yaptırmadım. Hangi akla hizmet kayıt yaptırmadım bilmiyorum, yaptırıp dondurabilirdim. Kayıt yaptırmadığım için puanım düştü ve bu yıl okul puanım yüzünden sıralama beni 250.000 kişinin gerisine attı.

Bunalıma girmiştim resmen. Tercih yapıp yapmama arasında kararsızdım. Bulunduğum şehirde üniversite okumak asla hayalim olmadı. Bulunduğum şehirde yaşamakta asla hayalim olmadı. Bu yüzden üniversiteye gidemedim diyebilirim. Bulunduğum şehirden kurtulmak için sürekli çabaladım. Başka şehirde tek başıma lise son sınıf okudum bu yüzden 1 hatta 2 seneme mal oldu. Başka şehir hayalim yüzünden çalışmaya gittim şehir şehir dolaştım yine 1 senemi heba ettim. Şimdilerde ise hayata geç kaldığımı düşünmeye başladım.

Düşünsenize yaşıtlarınız neredeyse mezun olacak sen hala üniversiteye gidememişsin. Elde avuçta mantıklı bir sebebin yok. Geçmişte bazı kararlar almışsın ama tam olarak nedenini bilmiyorsun. Düşünüyorsun o zaman ne diye böyle bir karar aldım şunu yapsam şimdi rahattım diyorsun. Ben kendi üstüme gitmeye başladıkça daha da kendimi haklı buluyordum. Kendimi haklı bulup kendimi her seferinde daha da haksız durumuna sokuyordum. Benim üstüme giden yine bendim anlayacağınız.

1-2 hafta öncesine kadar birbirimizi yakından tanımadığımız bir arkadaşla samimi bir sohbet ettik. İlgi alanlarımız genel olarak ortak olduğu için ikimizin de anlattıkça anlatası geliyordu. Bu düşüncemden bahsettim sohbet esnasında. “Hayata karşı geç kalmış hissediyorum, 3 yıldır elde avucumda bir şey yok. Yaşıtlarım mezun olacak ve kimileri de askere gitti, kimi çalışıyor. Pişmanım fırsatım varken gitmediğim için. ” diye detaylı bir iç döktüm. Çünkü fazlasıyla doluydum.

“Neden pişman oluyorsun biz senle 3 sene önce konuşmuştuk en son ve bir daha konuşmak istememiştim. Çünkü senle konuşmam için hiçbir sebep yoktu. Her anlamda yetersiz birisiydin, şimdi ise laf lafı açıyor. Belki üniversiteye gitseydin böyle olmayacaktın.” dedi. İstemsizce bir tebessüm ettim. Aradığım şeyi bulmuştum. Doğruydu, her kelimesi doğruydu. Haklıydı. O zamandan beri kendimi iyi hissediyorum.

Yaşıtlarıma bakıyorum kimisinin sadece meslek hayali var, kimisinin hayali yok, kimisi askere gidip gelip evlenme derdinde, kimisi ise öyle yaşayıp gidiyor. Okusaydım eğer böyle olacaktım. Üniversiteyi biran evvel bitirip askere gidip gelip işimin başına geçip para kazanacak ve evlenecektim. Bu benim istediğim yaşam biçimi olamazdı. Bir insanın tek hayali askerden dönüp evlenmek olmamalı. Evlenmek güzel şeydir illaki ama bir insanın hayali bu olmamalı.

Hayata karşı çok geç kaldığını düşünmek

Bu yaşıma geldim hiçbir zaman meslek ve evlilik hayalim olmadı. Çok saçma hayallerim oldu ama bunlar olmadı. Kitap yazmak istiyorum, insanlara eğitimler vermek istiyorum, sahil kenarında kamp yapmak istiyorum, şehir şehir dolaşıp insanlarla vakit geçirmek fayda sağlamak istiyorum, müzik aleti öğrenmek, suyun altında 3 dk durabilmek, 190 olabilmek istiyorum. Psikoloji konusunda kendimi geliştirip, siyaset okuyarak siyasete atılmak istiyorum. İllüzyon numaraları öğrenmek istiyorum. Çoğunluğu saçma hayal ama hayalin özelliği o değil midir zaten? Plan ayrı hayal ayrıdır.

Özgür olmak istiyorum, nefes almak istiyorum. Aşk var mı bilmiyorum. Varsa eğer ben özgürlüğüme aşığım.

Saçma kalıpların içine girmek istemiyorum, bana mantıklı gelen şeyler size saçma gelebilir. Her insan farklıdır bu yüzden hayattaki beklentileri de farklı olması gayet normal. Onlar evliliği seçtiği için yargılamıyorum, tek meseleleri işe girmek olduğu için yargılamıyorum. Onlar da haklılar. Ben ileride çok pişman olacağımı biliyorum. Bu benim hayatım ve kendi arzu ettiğim şekilde yaşamak istiyorum. Şu an mesela belimi sakatladım ve hastaneye gidemiyorum sigortam olmadığından dolayı. Ama umurumda değil daha önce hiçbir yerimi sakatlamadım merak ediyordum açıkçası.

Konuyu çok fazla saptırdım varmak istediğim nokta şu: Kaç yaşınızda olursanız olun geç kalmış sayılmazsınız. Yaşadığınız sürece hala umut var demektir. Yaşınız geçtiği için her şeyden ümidinizi kesmeyin, boş vermeyin, hayata sımsıkı sarılın. Hala yaşıyorken yapmak istediklerinizi hayallerinizi düşünün ve onlar için bir şeyler yapın.

40 küsur yaşlarında bir abi mail atmıştı birkaç ay önce. Maili bulamadım ama hatırlıyorum. “40 yaşlarındayım, iş yerinde eskiden saygınlığım otoritem yoktu şimdi ise terfi aldım. Kadınlarla hiç aram yoktu şimdilerde rahatça konuşabiliyorum. Bolca kitap okudum her konuda kendimi geliştirdim ve geliştiriyorum. Sizden ricam yazmayı bırakmayın. ” Bu mail daha detaylıydı ve sohbet etmiştik hatta. Şöyle düşünün 40 yaşındaki adam bunu diyorsa henüz yolun başlarında olan bizler için çokta geç kalmış sayılmayız.

İnanın bana beyler benim blogumu baştan sona okumanız bu konular hakkında 10-15 kitap okumayla eş değer. Çünkü 10-15’ten fazla kitabı ben okudum bu konularla alakalı. Öğrenip tecrübe ettiklerimi yazıyorum. Ekstrası yok, çeviri yok, alıntı çalıntı yok, abartı yok. Sadece yaşanmışlıklar ve gerçekler var.

Bu yazıyı yazma sebebim her ne kadar kendim olsa da sizlerden bazıları bu konularda yakındığını gördüm. Keşke daha erken tanışsaydım dediğinize şahit oldum. 2011-2012 zamanlarında İnci Sözlük de takılıyordum. Bunu çok sık yapmam yazısını gördüm ve “ne anlatıyo bu amk” dedim. Çünkü yaşanmışlığım yoktu ve anlamamıştım. Dibi görmüşlüğüm olmuştu ama hala yeterince pişmemiştim. Pişmediğim için anlayamamıştım. O okuduğumdan birkaç sene sonra okuyunca çok geç kaldım keşke o zaman okusaydım dedim.

O zamanlar fırsatım vardı hatta yazıyordu o zamanlar yazmaya başlamıştı, ilk okuyucularındandım. Yıllar sonra tekrar denk gelip okuyunca anladım, keşke dedim. O olmadan bir şey olmayacağını zannediyordum. O zamanlar da yeterli değildim düşünce yapısı olarak. Şimdi de yeterli olmadığımı düşünüyorum çünkü 1 ay sonra bu kafa yapımı da beğenmeyeceğim. Kendinizden memnunsanız bir sıkıntı vardır beyler. Değişim bile değişiyorken sizin düşünceleriniz aynı kalıyorsa, geriye dönüp baktığınızda neden şöyle yapmak varken böyle yapmışım demiyorsanız sıkıntı var demektir.

Her neyse o zamanlar geç kaldığımı düşünüyorken sonradan farklı şeyleri keşfettim derken benim serüvenim böyle başladı. 18 yılım boşa geçmiş olabilir ama önümde uzun bir zaman olduğunu hissediyorum. Bu zamana çok şey sığdırabilirim. Uykumu azaltma deneyi yapıyorum mesela. Kimileri yaptığın sporu etkiler gelişemezsin diyor, kimileri 8 saat uyumazsan hasta olursun diyor. Denedin mi diyorum hayır ama okudum diyor. Yahu kardeşim okuduklarını yazanlar da senin benim gibi adamlar değil mi zaten? Her şeyi tecrübe etmemiz gerekmiyor. 10. kattan atlayınca öleceğimizi anlayabilmek için bunu tecrübe etmemize gerek yok. Fakat çoğu şeyi tecrübe etmelisiniz. Birçok konuda olduğu gibi kandırılıyorsunuz. Ben de uyku azaltma deneyini bir kitap okuyarak yapmaya karar verdim mesela. Doğru mu yanlış mı diye anlamak için uykumu azaltıyorum.

İnsanlar öyle garipler ki fikri olmadığı halde her konuda konuşma cüretini gösterebiliyorlar. Mast*rbasyonun zararlı olduğunu söylüyorum en yakın arkadaşıma, bana vücut geliştirme antrenörlerinin videolarını gönderiyor. Mast*rbasyonun zararsız olduğuna dair kanıtlar sunmaya çalışıyor. Tamam ama ben bunu test ettim. Bırakmaya karar verdiğim zamanlarda da kimi zararlı kimi zararsız diyordu. Ben bunu test ettim bana zararı olduğunu anladım bırakınca faydalarını gördüm ve ondan emin konuşabiliyorum. Sen test etmedin ki nasıl konuşma hakkını bulabiliyorsun kendinde? Mast*rbasyonu bırakmayı hiç denemedin nasıl denemediğin bir şey hakkında söz sahibi olabiliyorsun? Bazı dingiller de var 3 gündür çekmiyorum diyerek s*kini anlatıp duruyorlar. Bize ne kardeşim senin s*kinden? Cidden o kadar boş hayat mı yaşıyorsun ki bahsedebileceğin tek şey s*kin

İnsanlar 1 ömür yaşıyor. Ben uyku süremi azaltarak bunu 2 ömür yapacağım. Bu hafta kendime 14 saat kazandırdım 6 saat uyuyarak. Küçüklüğümden beri bu alışkanlığım olsaydı düşünün kendime ne kadar zaman kazandıracağımı. Hem de dolu dolu zamanlar kazandırdım. Sabah 6’da uyanınca mesajlaşamıyorsunuz, o saatte herkes uyuduğundan dolayı vaktinizi kolay kolay boş yere harcayamıyorsunuz. Uykumdan feragat ettim deyip boş şeylerle değerlendirmiyorsunuz. Siz de uykunuzu azaltın demeyeceğim benim lafımla hareket etmeyeceğinizi çok iyi biliyorum. Yaparsanız faydasını görürsünüz yapmazsanız da 730 gün 8 saat 27 dakikadır 31 çekmediğim s*kimde olur mu?

Benim varmak istediğim nokta şu hayata karşı geç kalmış hissediyorsanız acele edin. Yakalayacaksınız inanın buna. Kaç yaşınızda farkındalık kazanırsanız kazanın önemli değil. O farkındalığı ne zaman kazanırsanız kazanın aynı şeyi hissedecektiniz. 10 yaşınızda da kazansanız 40 yaşınızda da kazansanız aynı şeyi düşünecektiinz. Keşke daha önce öğrensem.

Ben de size diyorum ki sizin bu yaşınızda fark ettiklerinizi sizden 10-20-30 yaş büyük olan adamlar bilmiyor. Yani siz bu kadarcık bilginizle bile diğerlerinden katbekat daha fazla bilgiye sahipsiniz. Bırakın yakınmayı. Daha önce fark etseydiniz hayatınızda hiçbir şey değişmeyecekti. Bugünkü düşünce yapınızla dünkü aynı olmayacaktı. O nedenle bugün okuduğunuz keşke daha önce öğrenseydim dediğiniz şeyleri dün öğrenseniz umurunuzda olmayacaktı. Bilgi öyle bir hazine ki yanlış zamanda yanlış insanın eline geçtiğinde boşa harcıyor. Zamanlaması önemli değil herhangi bir zamanda doğru kişiye ulaştığında o kişi değerini biliyor.

Bu yüzden boş verin daha önce öğrenseydim laflarını. Şimdiye odaklanın. Geçmiş için elinizden hiçbir şey gelmez. Hayata karşı geç kalmışsanız belki de bu anlatacağımız şeyleri anlayabilecek yaşa yeni ulaştığınızdan dolayıdır.

Ben üniversiteye gitseydim eğer bu blogu kurmazdım. Bana gelen başarı mailleri ve mesajlarını görseydiniz anlardınız beni. Benim 3 yılım boşa gitti ama birçok insanın 30-40 yılını kurtardım. Benim 3 yılım boşa gitti demeyeceğim artık benim 3 yılım farkındalık kazanmak için gitti. Son 3 yılım okulda geçmiş olsaydı eğer şimdiki kafa yapıma belki de asla ulaşamayacaktım. Kendimi geliştirme gereksinimi duymayacaktım. Çünkü üniversiteye gitmenin yeterli olduğunu zannedecek bununla yetinecektim. İnsanları anlamaya çalışmayacak, belki bir hatunla tanışacak mezun olunca onunla evlenecektim. Dümdüz bir insan olarak yoluma devam edecektim.  Şu bildiklerimi, tecrübelerimi, farkındalığımı 50 yaşında ve aşırı zengin olsaydım bütün servetimi verip sahip olmak isterdim. Sırf geri kalan 20 yılımı farkında olarak yaşayabilmek için.

Demem o ki beyler asla geç değildir. İçinizde bir şeyler hareketlendiyse hala sizin için vakit var demektir. Bilmiyorum 40 yaşına gelip öyle fark etseydim bunları yine aynı şeyleri düşünebilir miydim. Belki başıma gelmediği yaşamadığım için bu kadar konuşuyorum belki de yine aynı şeyleri düşünebilirdim. Kim bilir? Tabi ki zaman. 20 yıl sonra kendimle yüzleşirim.

Sağlıcakla kalın.

Foruma hala gelmediyseniz inanın bana çok şey kaçırıyorsunuz demektir.
Pickup Artist Forum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir