Kapat

Heyecanınızla barışın

Anasayfa
Kırmızı Hap Heyecanınızla barışın
Heyecanı Yenmek

Heyecan duygusu nedir? Heyecan duygusu neden önemlidir? Neden heyecanlanırız? Heyecan neden oluşur? Heyecanlanmayı nasıl yeneriz? Heyecanı nasıl yeneriz?

Heyecanı nasıl yenerim?

Selam beyler. Gerek forum üzerinden gerek mail gerekte başka platformlardan çokça gelen bir şikayeti ele almak istiyorum. Şikayet ettikleri şey heyecanlanmak. (Buradaki başlıklara takılmayın google algoritmalarına göre atılan başlık bunlar.) Kızla tanışmaya gideceğim ama heyecanlanıyorum. Okulda konuşma yapacağım ama heyecanlanıyorum. Şunu yapacağım ama heyecanlanıyorum bunu yapacağım ama heyecanlanıyorum. Derdinizi s*keyim diyesim geliyor. Ne güzel işte lan heyecanlanıyorsun. Daha ne istiyorsun?

İnsanların kafasına bir algı yerleştirilmiş. Heyecanlanırsan özgüvensiz olduğun belli olur. Heyecanlanırsan ezik derler. Heyecanlanırsan şu olur bu olur. Heyecan duygusunun ne ara bu kadar kötü bir duygu olduğu kanısına vardık hayret ediyorum. Yanlış anlamayın sizi eleştirmiyorum. Aslında bu blog genelde öz eleştiri üzerine yazıldı. Önceki yazılarıma göz atarsanız veya sürekli takipçilerimdenseniz bilirsiniz zaten. Kendimi eleştiriyorum. Aslında eski beni eleştiriyorum. Eski beni eleştirerek bir şeyler anlatmaya çalışıyorum. Payınıza düşeni alıyorsunuz sizde.

Eski beni eleştiriyorum çünkü heyecan duygusundan korkan bir insandım. Sırf bu yüzden hayatımın bir çok fırsatını geri teptim. Hoşlandığım kız yanıma geldiğinde kaçıyordum çünkü heyecanlanıyordum. Futbol oynayamıyordum çünkü heyecanlanıyordum. (hoş hala oynayamıyorum ama heyecanla alakalı değil eskiden heyecanlanmamla alakalı 🙂 ) Enstrüman çalamıyordum çünkü heyecanlanıyordum. Yüzemiyordum çünkü heyecanlanıyordum. Bu heyecan meselesiyle ilgili yazı yazmakta yüzerken aklıma geldi açıkçası. Profesyonel olmasam da yüzebiliyorum fakat heyecanlanmıyorum.

Heyecanlanmak neden güzeldir?

Bana yüzmeyi kuzenlerim öğretti (!). Öğretmekten kastım her havuza gitmemizde defalarca kafamı suya daldırdılar mecburen heyecandan çırpınırken yüzmeyi öğrendim yarım yamalakta olsa. Şuan yüzmeye gidiyorum her gün ve keyif almıyorum eskisi kadar. Çünkü heyecanlanmıyorum. Çünkü alıştım artık. Şimdilerde ise dipten yüzmeye çalışıyorum falan heyecanlanabilip keyif alabilmek amacıyla yapıyorum bunu.

Heyecan hayatı sevmemiz için gerekli en temel duygulardan bir tanesidir. Sen sokakta geçen bir kıza yaklaşırken veya hoşlandığın veya herhangi bir kızla konuşmaktan kendini alıkoyunca heyecan duygusundan kendini mahrum bırakıyorsun. İnsanlar sırf heyecan duygusunu daha fazla tadabilmek için tehlikeli sporlar yapıyorlar üstelik dünyalar kadar para harcayarak yapıyorlar bunu. Dağa tırmanıyorlar, rafting yapıyorlar, paraşütle atlıyorlar ve daha niceleri. Yani senin o beğenmediğin duygu için insanlar para ödüyor.

Heyecanımı nasıl yenerim? Bu soruyu unutun kendinize şunu sorun: Heyecanımla nasıl yaşayabilir onu sevebilirim? Heyecanınızı asla yenemeyecek ve ondan asla kurtulamayacaksınız. Onunla yaşamayı öğrenmek zorundasınız.  Hatta şöyle ki bir şey sizi heyecanlandırmıyorsa o şeyi irdeleyin. Sizi heyecanlandırmıyorsa mutlu edemez. Kızlara dersiniz nerde p*ç varsa onun peşinden gidiyorlar diye. Çünkü kızlar duygularıyla yaşamayı seviyor. Kız o erkekle aslında beraber olmak istemiyor kız o duyguları tatmak istiyor. Çünkü p*ç diye tabir edilen erkekler kızlara her türlü duyguyu bir arada yaşatıyor. Yeri geliyor kıza rest çekip kaybetme duygusunu yaşatıyor, yeri geliyor mutluluk duygusunu yaşatıyor, yeri geliyor tehlikeli işler yaparak kıza korkuyu tattırıyor. Kızlar duygularının kölesidir unutmayın. Kıza ne kadar duygu tattırırsanız kız o kadar size bağlanır.

Bir kıza sadece güldürerek sahip olamazsınız. Bir kızı sadece üzerek veya sadece hediye alarakta sahip olamazsınız. Bir kıza her duyguyu dozunda vermelisiniz. Dozunda fakat hepsinden tattırmalısınız. Siz bir kızla tanışmaya gittiniz o kıza farklı bir duygu yaşatacaksınız. Belki mesaj attığınızda sizi umursamayacak çünkü kıza her gün onlarcası mesaj atıyor. Sen de bunlardan birisin bu yüzden bir farkın kalmıyor. Sen bir kızla tanışmaya giderek zaten ön plana çıkmış oluyorsun. Kıza farklı bir deneyim tattırmış oluyorsun.

Elbette heyecanlanacaksın zamanla şöyle olacak. İlk zamanlar aşırı heyecanlanacaksın çoğu kez vazgeçeceksin. Sonra kızın yanına gidecek konuşamayacaksın. Sonra 1-2 kelam etmeye başlayacaksın. Sonra 3-5 derken artacak muhabbet edebilir hale geleceksin. Öyle bir hal alacaksın ki istediğin kızla istediğin zaman istediğin mekanda konuşabilir olacaksın. Belki de bundan sonrasında hiç heyecanlanmayacaksın. Bence buna üzülmelisiniz. Bir süre sonra o eylemden tat alamaz hale geleceksiniz. Bu sefer farklı şeyler kovalayacaksınız. Aynı gün fuckclose yapmak gibi.

İnsan denen canlı tatmin olmaz bir yaratıktır. Bazen düşünüyorum ya gerçekten cennet cehennem kavramı varsa? Düşünsenize bir sonsuzluğun içine dahil oluyorsunuz. Sonsuzluğun içindesiniz ve her şeyi istediğiniz kadar yapabiliyorsunuz. Peki ya sonra? Bitmek bilmeyen bir kız hasretiniz var diyelim. Öldünüz cehennemde cezanızı çektiniz sonra cennete geçtiniz. 1milyar yıl boyunca envaiçeşit kızla beraber oldunuz. Peki ya sonra? Bitmiyor ki sonsuzluğun içindesin. O eylemden sıkıldın başka eyleme geçtin. Dağa tırmanma, motorla gezme vs. her şey ya. Her şeyi yaptıktan sonra ne olacak? Yine sıkılacağız. Heyecan vermeyecek tat vermez hale gelecek cennet. Ya her gün hafıza sıfırlanır ya da mutluluk vaat eden cennet mutsuzlar kervanına döner. Bilimsel, felsefi, dini veya herhangi bir kaynağa dayanarak konuşmuyorum şahsi düşüncem.

Heyecan duygusu neden önemlidir?

Heyecan duygunuzu sevin. Bir eylem sizi heyecanlandırıyorsa onu yapın. Kızlara yaklaşmaktan mı korkuyorsunuz yaklaşın. Topluluk önünde konuşma yapmaktan mı korkuyorsunuz konuşun. Rezil olmaktan mı korkuyorsunuz rezil olun. Bunlar size heyecan olarak geri gelecektir. İnsanlar en çok duygu yoğunluğu yaşadığı anları unutamazlar. Ölen bir tanıdığının öldüğü veya gömüldüğü günü dün gibi hatırlarsın. İlk okula başladığın günü hatırlarsın. Annen baban ilk söylediğin kelimeyi o günü hatırlar. İlk terk edilmeni hatırlarsın. İlk bir kıza yaklaşmanı hatırlarsın. İnsan genelde ilklerini hatırlar çünkü en çok duygu yoğunluğunu ilklerde yaşamıştır. İlki çok iyi olduğu için değil ilk olduğu için hatırlarlar. İlk defa o duyguyu tattığı için hatırlarlar.

Size dün ne yediğinizi sorsam 100 kişiden 80’i belki zor hatırlar. Evvelsi gün ne yediğinizi sorsam bu sayı 50’ye düşer. 3 gün önce ne yediniz desem 30’a düşer. 4 gün öncesini sorsam 10’a düşer. 1-2 hafta öncesini sorsam kimse bilemez kolay kolay. Mangal falan yapmış olursanız veya kolay kolay bulup yemediğiniz bir yemeği yemiş olsaydınız hatırlardınız mesela. Peki ilkokula başladığınız günü hatırlıyor musunuz desem %90’ınınız evet der. İlk karnenizi hatırlıyor musunuz desem yine aynı şekilde. İlk kavganızı hatırlıyor musunuz desem yine aynı şekilde. Çünkü bunlar ilkti ve siz farkında olmasanız da sizin için önemli anlardan bir tanesidir.

Siz bir kızla mesajlaşarak tanışsanız kız için pekte önemli bir anı olmayacaktır. Sizin için de öyle. Fakat siz kızla abes bir mekanda absürt bir şekilde tanışmış olsanız kız bunu hiç unutamaz ve herkese anlatır. Çünkü o kıza farklı duygu yaşattınız. Heyecanlandırdınız. Benim en sevdiklerimden bir tanesidir hatta kız arkadaşımla kapısı açık olan apartmanlardan bir tanesine girip birkaç dakika güzel anlar yaşarız. Ben eminim ki bir gün bitecek dahil olsa hatırlayacaktır. Çünkü heyecan doruktaydı. Yakalanma korkusu, o an ki şehvet ve heyecan karışımı duygu bombasını çapalamış oldum. Çapalama NLP tekniklerinden bir tanesidir. Yani kız ne zaman bu tarz bir duygu yaşasa aklına geleceğim. Deneyin sonra gelip bana teşekkür edersiniz. 🙂

Şimdi beyler gelin sizle bir anlaşma yapalım. Sizi ne heyecanlandırıyorsa gidin onu yapın. Bu blog genelde ilişkiler üzerine olduğu için oradan yardıracağım. Gidin rastgele kızları durdurun. Konuşamazsanız bile yapın bunu. O heyecan duygusunu bol bol yaşayın. Konuşabilirseniz de özgüveninize ekstra katkı sağlayacaktır. Bu zamana kadar heyecanlanmaktan korktuğunuz için kendinizi kısıtladınız. Şimdi size diyorum ki sizi ne heyecanlandırırsa gidin bulun onu yapın. Sizi heyecanlandıracak eylemleri yapın. Emin olun hem unutamaz anlar yaşayacak hem de mutlu olacaksınız. Yıllar sonrasında torunlarınıza yediğiniz yemeği veya sıkıcı hayatınızı anlatamazsınız. Yıllar sonra torunlarınıza yaşadığınız ilginç heyecan dolu anlarınızı anlatabilirsiniz. Deneyiminiz ne kadar çok olursa anlatacak konuşacak o kadar çok konunuz olur. Konu bulma sıkıntısı denen sorunsalı yaşamazsınız.

Öncelikle heyecan ile ilgili ön yargınızı kırmalısınız. Her gün kendinize olumlu telkinler verin.

Heyecan güzel duygudur. Heyecanı seviyorum. Heyecanımla mutluyum. Heyecanlanmayı seviyorum.

gibi…

Sonrasında heyecanlandığınız şeyi yapmalısınız. Heyecandan kurtulmak istiyorsanız da bunu yapmalısınız. Unutmayın, korkuların en güzel yanı üstüne gittikçe kaçmasıdır. Bu arada unutmamanız gereken şey şu: herkes yeni birileriyle tanışırken heyecanlanır. Önemli olan heyecanı ile barışık olabilmektir. Mutlu olun lan sevin heyecanınızı sizin bir parçanız. Hatta hayatın bir parçası. O olmazsa inanın bana dünya yaşanılmaz sıkıcı bir hal alır.

Kendinize iyi bakın. Hala foruma kayıt olmadıysanız çok ayıp etmişsinizdir. Daha fazla ayıp etmeden sizi şuradan alalım: https://alfaloji.net

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir