Kapat

Harekete geçmek için doğru zamanı beklemek

Anasayfa
Gelişim Harekete geçmek için doğru zamanı beklemek
Harekete geç

Harekete geçmek için doğru zaman ne zaman?

Selam beyler. Ne haber? Dün forumda bildiğiniz üzere bir anket yaptım ve oy birliğiyle bu konuyu seçtiniz. Bu konu üzerine bir iki kelam edelim. Nereden, nasıl başlasam bilemiyorum fakat başlamak gerek bir yerden.

Bu camiayı ne zaman keşfettiniz? Yani kendinizi değiştirmeye ne zaman karar verdiniz? 1 ay? 6 ay? 1 sene? 2 sene? 3 sene? Hiç önemli değil. Harekete geçmediyseniz 0 noktasında sayılırsınız. En basitinden 6 aydır bu camiadasınız diyelim. 6 ay içerisinde 5-6 kitap okuduğunuzu farz ediyorum. Çoğunuz TCMA ile başladınız ve gaza geldiniz. Sonrasında birkaç gün sonra söndü. Tekrardan okudunuz yine söndü. Bunu düzenli olarak mastürbasyon niyetine yapanlar var. Yani aynı şeyi defalarca okuyup harekete geçmeyenler var. Bunlardan biri de sensindir belki.

TCMA sadece örnekti. Başka kitaplar, başka yazı dizileri. Sadece herkes tarafından bilindiği için ondan örnek verdim hepsi bu. Gelişime ilk karar verdiğim zamanlarda yaptığım en büyük hata buydu. TCMA’yı okuyordum, inci sözlükteki diğer yazıları okuyordum ve okuyordum. Düşünce olarak çok ileride olsam da aslında yerimde sekiyordum. Sekiyormuşum yani. Ne kadar yazı okursanız okuyun tecrübe etmediğiniz sürece o yazının etkisi saman alevi gibidir. Babası ölmemiş birine babasızlığı anlatamazsınız anlatırsınız ama sizin anladığınız kadar anlayamaz. Zengin bir adam fakir bir adama paranın aslında o kadar iyi bir şey olduğunu anlatamaz. Anlatsa da anlamaz, anlayamaz. Çünkü zenginliği tecrübe etmedi.

Doğru zamanın gelmesini beklemek

Onlarca kitap okuyun siz ne kadar iyi olduğunuzu düşünürseniz düşünün uygulamaya geçip tecrübe etmediğiniz sürece kendinizi kandırırsınız. Onlarca kitap okumuş doktor öğrencisiyle onlarca ameliyata girmiş birisi aynı derecede bilmiyordur. Tamam onlarca kitap okumak güzel ama tecrübe etmediğiniz sürece, okuduklarınızı uygulamadığınız sürece bir anlamı olmaz. Youtube’de onlarca kanal var. Birde bu kanalların milyonlarca takipçileri var. Paylaştıkları her videoyu hemen hemen istisnasız izleyen bir kitleleri var. Mesela evde viski yapımı, evde siyah maske yapımı, evde cips yapımı evde suni vajina yapımı gibi envaiçeşit videolar var. Mesela suni vajinayı çoğu erkek yapmıştır. Süngerden olan hani 🙁  Bu videoları izleyip uygulamadıktan sonra o bilginin hiçbir anlamı yok.

Yani sen cips yapımı videosunu izledin, araştırdın ve öğrendin. Fakat uygulamaya geçmedin ve kendine evde cips yapmadın. O öğrendiklerinin hiçbir değeri yok.

Çoğunluğunuz şu an okuma aşamasında olduğunuzu ve doğru anı beklediğinize eminim. Şu kitabı da okuyayım uygulamaya geçeyim, dur şu kitapta güzelmiş şunu da okuyup bitireyim sonra uygulamaya geçerim, şu yazı dizisi de güzelmiş okuyup öyle uygulamaya geçeyim… Her kitap ve yazı dizisi okuduğunuzda şunu düşünürsünüz. Ulan adam ne güzel şeyler yazmış çok haklı valla doğru söylüyor bunu da okuyayım sonra uygulamaya geçerim. Böyle böyle yaparak hiç uygulamaya geçmediğinize o kadar eminim ki.

Çünkü bilgi yığınına tutuluyorsunuz. O kadar çok yazar o kadar çok yazı dizisi var ki. Her birini okumaya çalışıp öyle uygulamaya koyulsanız 6-7 ayınızı alır en azından. 6-7 ay sonrasında ilk okuduğunuz kitaba şöyle tekrar göz gezdirirsiniz ve eskiden fark etmediğiniz şeyi fark edersiniz. Gözümden kaçmış demek ki deyip o kitabı baştan okursunuz ve böyle bir kısır döngüye girer hiçbir zaman uygulamaya koyulamazsınız.

Harekete geçmeden önce doğru zamanı beklemek

Sizinle küçük bir oyun oynayacağız. Dertlerini tasalarını bir düşün, sevgilin tarafından aldatıldın veyahutta hiç sevgilin olmadı, boyun kısa, zayıfsın, çirkinsin ne olduğu önemli değil bütün derdini tasanı düşün. Şimdi şu an ne seviyede nasıl bir halde olursanız olun kör olduğunuzu farz etmenizi istiyorum. Ne alaka demeyin öyle farz edin. Körsünüz ve dünyanız kap karanlık. Sağa bakıyorsunuz karanlık, sola bakıyorsunuz karanlık. Renk ne onu bile bilmiyorsunuz. Etraftaki insanlar nasıl, dünya nasıl, sen nasılsın? Belki dünyalar yakışıklısı bir oğlansın. Belki de değilsin görüp görebileceğimiz en çirkin erkeksin. Tabi bunu göremiyorsun o nedenle tek problemin gözünün görmemesi.

Gözünüz görmeseydi tek isteğiniz gözünüzün düzelmesini istemek olmaz mıydı? Yani gözü görmeyen bir insanın tek derdi gözlerinin görmesi olmaz mıydı? Şanslısınız ve riskli bir ameliyat sonucu gözleriniz görüyor. Artık aynada kendinize bakabiliyor dünyayı renkli görüyorsunuz. ama bir dakika o da ne? Etrafınızda çok yakışıklı erkekler ve güzel kızlar var. Zengin erkekler ve yanlarında güzel kızlar var. Siz ne o kadar yakışıklı ne de o kadar zenginsiniz. İster istemez depresyona girdiniz ve keşke yakışıklı olsaydım dediniz. Yakışıklı olsaydım başka bir problemim derdim olmazdı diye düşündünüz. Olmaz ya hadi diyelim oldu ve bir şekilde yüzünüz eskisinden katbekat düzgün hale geldi. Bir de baktınız ki etrafınızdaki insanlar upuzun ve siz 160 ortada dolaşıyorsunuz. Yine depresyona girdiniz ve eskiden gözünüzün görmediğini unutup keşke boyum uzasaydı dediniz.

Bunun bir sonu yok. İnsanoğlu tatmin olmaz bir varlık. Hep daha fazlasını isteriz ve daha fazlasına ulaştığımızda mutlu olacağımızı farz ederiz. Siz de şu an böylesiniz. Daha fazla bilgi edineyim o zaman uygulamaya geçeceğim dersiniz fakat ne kadar bilgi edinirseniz edinin daha fazlasını istediğiniz için hiç uygulamaya geçmezsiniz. Hep daha fazlasını istediğiniz için geri dönüşü olmayan bir bunalımın içerisine girersiniz.

Şu an paranız yoktur belki para ayarlayayım öğrendiklerimi uygulamaya geçeceğim dersiniz. Zayıfsınızdır kilo aldıktan sonra uygulamaya geçeceğim dersiniz. Hastalığınız vardır iyileştikten sonra uygulamaya geçeceğim vs. Yani her halükarda bahaneniz var bolca. Her bahanenizin üstesinden geldiğinizde üstüne yeni bir bahane ekleyip gözünüzü korkutan bir gökdelen inşa ediyorsunuz.

Her ne kadar 6. sınıf gibi bir çağımda öpüşme tecrübesine ulaşmış biri de olsam 10. sınıf bitene kadar sevgilim olmadı. 10. sınıftayken googleye kız tavlama taktikleri yazıp okuyordum fakat bir kulağımdan girip diğerinden çıkıyordu. Tecrübe etmiyordum çünkü daha fazlasını öğrenip öyle etmeyi planlıyordum. Sonrasında 10. sınıf bittiğinde bir sevgilim oldu ve onunla uzun bir süre beraber olup ayrıldıktan sonra o eski okuduklarım daha anlamlı gelmeye başladı. Daha çok anlam vermeye başladım. Eskiden okumuş olduğum halde sanki ilk defa okuyormuş gibi “ulan adam haklı, aha valla bu bana da oldu, vay or*spu demek benimle alay ediyormuş, aha bunu da yaptıydı” deyip tecrübelerimle okuduklarımı doğrulamaya başladım.

Tabi sadece bir ilişkiden edineceğim tecrübe sınırlı. Farklı farklı ilişkilerde farklı farklı tecrübeler ediniliyor. Aslında okuduklarınız yanlış değil. 10 kadınla beraber olup bir şeyler anlatan adamın tecrübesi ile 5 kadınla beraber olup bir şeyler anlatan adamın tecrübesi bir değildir. Bir tanesi 10 farklı kadınla beraber olup 10 farklı tecrübe yaşamıştır. Diğeri 5 farklı kadınla beraber olup 5 farklı tecrübe yaşamıştır. Bu 10 tane tecrübe yaşayan adam çok bildiğinden değil çok tecrübe ettiğinden öndedir. Fakat 10 tane kadınla beraber olan adam diğer 5 kadına geldiğinde yine tökezler. Çünkü herkes aynı değil. Tamam temelde aynı diyoruz ama ne kadar aynı olurlarsa olsunlar farklılıkları göz ardı edemezsiniz.

Bu nedenle forumu kurdum. Sen A olayını tecrübe etmişsindir başkası B’yi etmiştir sen ona tecrübeni anlatırsın. Başkası C’yi etmiştir. Yani herkes kendisinden bir şeyler katar tecrübe ettiği kadar. Aslında A kişisinin tecrübesi yanlış değil veya B kişisin tecrübesi yanlış değil, sadece farklı tecrübeler hepsi bu. Ne kadar çok farklı deneyim yaşarsanız o kadar iyi olursunuz bu camiada hepsi bu. Yani sen depremde yapılması gerekenleri okumuşsundur. Ne yapman gerektiğini harfi harfine biliyorsundur. Fakat hiç beklemediğin anda bir deprem olur ve heyecandan ne yapacağını şaşırırsın. Başka bir adam daha az şey okumuştur fakat daha önce deprem yaşadığı için olası bir deprem anında soğuk kanlılığını koruyarak hareket eder. Dolayısıyla en az zararla depremi atlatır.

Konu yine nereden nereye geldi. Demek istediğimi siz zaten çoktan anladınız ama kısa kesmek istemiyorum. Harekete geçmek için doğru zaman olmayacak. Yani sen bütün kitapları da okusan hala bir eksiklik hissedeceksin. Daha fazla bilgi edinmen gerektiğini düşüneceksin. Hep daha fazlasını isteyeceksin fakat hiç tecrübe edemeyeceksin. Böyle durumda hiçbir başarı elde edemezsin.

Onun yerine bir yerde imajını gözden geçirmen gerektiğini söylüyorsa ufaktan imajını değiştirirsin. Bir gün saçını farklı kesersin, başka zaman gömlek giyinmeye başlarsın, spor ayakkabıların iticiliğini fark edip daha klas ayakkabılar giyersin ve böylece yavaş yavaş imajın değişir. Geriye dönüp baktığında eski imajından eser kalmadığını fark edersin. Bunu elbette bir anda yapamazsın, zamanla ufak ufak olacak şeyler.

Bir adam sana derki imajını değiştir, başka bir yazı okursun orada der spora başla, başka bir yerde bakım yap der, başka bir yerde şu filmleri izle der, başka bir yerde şu kitapları oku der. Ulan adamlar ne kadar doğru şey söylüyor hepsini hallettikten sonra harekete geçeyim dersin. Sonrasında çığ gibi birikir ve nereden başlayacağını bilemez olduğun yerde kalırsın.

Burada beni yanlış yorumlayıp okumayı bırakmayın. Sadece okumayı bırakın. Doğru zamanın gelmesini beklemeyin. Mesela ben size imajınızı değiştirin diyorum siz bunu bir bilgi olarak haznenize yerleştirdiniz. Yarın gidip sokakta rast gele kızlarla konuşmaya çalıştınız ve birçok kız tarafından reddedildiniz. Okuduğunuz yazıda kıza yaklaşırken arkadan değilde karşıdan yaklaşman gerektiğini söylüyor. Sen kıza yaklaşırken arkadan veya başka şekilde yaklaştığını fark ettin.  Ertesi gün karşıdan yaklaşmaya başladın. Sonra baktınız imajınız kötü ve ufak ufak değişiklikler yapmaya başladınız. Ertesi gün gittiğinizde eskisine oranla daha az reddedildiniz fakat konuşamadınız pek. Ben size kendinize değer katıcı hikayeler bulun dedim. Ertesi gün gittiğinizde ilk güne oranla daha az reddedildiniz. Hatta bir kız sizden numaranızı istedi ve siz verdiniz. Fakat 2-3 gün geçmesine rağmen ne aradı ne mesaj attı. Ben size dedim bir kız sizden numaranızı isterse vermeyin muhtemelen aramayacaktır yani o kızda başarısız oldunuz. Başka zaman sokakta bir kız sizden numaranızı istediğinde numaranızı verseniz bile arayacağını beklemediniz biliyordunuz çünkü aramayacağını.

Hatta ve hatta bir kızla bayağı muhabbeti sardırdınız her şey iyi gitti ve aranızda bir yakınlaşma oldu. O sırada kız ani bir şekilde sizden uzaklaştı. Muhtemelen nefesiniz kokuyordu ve başka zaman sokağa çıkarken dilinizin üstüne kadar fırçaladınız. Güzel bir parfüm sıktınız. Yani demek istediğim tecrübe bu bir kızda bütün deneyimleri yaşayamazsınız. Her kızda farklı deneyimler yaşarsınız.

Ha söylemeden geçmeyeyim. Geçenlerde bir forumda hep kızlar üzerine konuşuyorsun kişisel gelişim üzerine tavsiyeler versen daha faydalı olur diye bir yorum aldım. Onlarca yüzlerce kişisel gelişim blogu ve kişisel gelişim kitapları var. Çok s*kinizde olsa zaten paranız yoksa bile pdf halinde indirip okurdunuz. O nedenle bu blogun tarzı bu ve bu tarz ben istemediğim sürece bozulmayacak. Yani kişisel gelişim s*kindeyse gidip kişisel gelişim kitapları oku. Ferrarisini satan bilge oku adam sana o kadar tavsiye versin adam ne güzel konuşuyor de ama adamın ferrari alacak kadar parası olduğunu aklının ucundan bile geçirme 🙂

Siz hala doğru zamanı bekliyorsanız doğru zaman şimdi. Çünkü asla o beklediğin doğru zaman gelmeyecek hiçbir şey tam anlamıyla istediğin gibi olmayacak. Elinde olduğu kadar elinde olmayan şeylerde var. Elinde olmayan şeyler yüzünden durmak yerine elinde olduğuyla yetinip tecrübe edin. Forumu saçma sapan kız şöyle dedi ne diyeyim paylaşımları yapmak yerine, kız şöyle dedi ben böyle dedim ve şöyle oldu deme amacıyla kullanın.

Kıza çok sevdiğimi onun için öleceğimi söyledim kız beni reddetti demek ki bir kıza onu çok sevdiğinizi ve onun için ölebileceğinizi söylemememiz gerekiyormuş diye paylaşım yapın. Hata yapmaktan korkmayın hatalar tecrübe olarak size döner. Konuyu Edison ile sonlandırıyorum.

Edison’a ampulü keşfetmeden önce, başarısız olduğu 999 deneme için ne hissettiğini
sormuşlar. Edison şaşırmış: “999 başarısızlık mı? Hayır! Işığa kavuşamamanın 999 yolunu
keşfettim o kadar.”

Bundan sonra ne yapmam gerek yerine şunu tecrübe ettim, söylediklerinizde haklıymışsınız dediğiniz paylaşımları bekliyorum.

Harekete geçme zamanı!

“Harekete geçmek için doğru zamanı beklemek” üzerine 1 yorum

  1. mesut dicle says:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir